banner37
18 Aralık 2017 Pazartesi

ERG: Nitelikli Eğitim İçin ‘Güçlü’ Öğretmen Şart

24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle ERG tarafından bir bilgi notu paylaşıldı. Dünyadan örnekler ve Türkiye’deki durumla ilgili bilgilerin de verildiği metinde, eğitimle ilgili politikalarda öğretmenlerin daha çok söz sahibi olması gerektiğine vurgu yapıldı. Türkiye’nin daha da ‘güçlenmiş’ bir öğretmen kadrosuna ihtiyacı olduğu belirtildi.

24 Kasım 2017 Cuma 00:23
ERG: Nitelikli Eğitim İçin ‘Güçlü’ Öğretmen Şart

Eğitim Reformu Girişimi de (ERG) 24 Kasım Öğretmenler günü için bir metin yayınladı. Öğretmenlerin eğitim ile ilgili karar alma süreçlerinde daha çok söz sahibi olması gerektiğine işaret edilen metinde, Türkiye’nin daha da güçlenmiş bir öğretmen kadrosuna ihtiyacı olduğu vurgulandı. İşte ERG’nin yayınladığı metnin tamamı:

Öğretmenin çocuğun mutluluğunda ve başarısında benzersiz bir yere sahip olduğu çok sayıda araştırmayla ortaya konuldu. Çocuklarla yapılan görüşmeler gösteriyor ki, okulda yakın ilişki kurabildiği, sorunlarını paylaşabildiği bir öğretmenin varlığı, onun okulu sevmesi ve potansiyelini ortaya çıkarması için çok değerli. Birçok toplumda olduğu gibi ülkemizde de kamuoyu tarafından öğretmenlere duyulan güven eğitim sistemine duyulan güvenin üzerinde. Peki öğretmenler eğitim sistemine ne kadar güveniyor? Kendilerini ne kadar söz sahibi hissediyor, ne kadar sorumluluk alabiliyor ve kendi potansiyellerini ortaya koymak için ne gibi desteklere gerek duyuyorlar? Çeşitli araştırmalar bu konuların güçlü bir öğretmen kadrosu için önemli olduğunu gösteriyor; bununla birlikte bu soruların yanıtlarının daha çok ve birlikte tartışılması gerekiyor.

SİSTEMDE ÖĞRETMENE VERİLEN SORUMLULUK ARTMALI

Öğretmenlerin öğretim programları ve ölçme-değerlendirme gibi eğitimin niteliği bakımından kilit öneme sahip konularda söz sahibi olabilmesi önemli.

PISA 2015 (Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı) çerçevesinde okul müdürlerinden toplanan veriler, ülkemizde öğretmenlerin eğitimin içeriği ve ölçme-değerlendirme konularında yeterince söz sahibi olmadıklarını gösteriyor. Söz konusu veriye göre, Türkiye’de öğretim programları konusundaki sorumluluğun yalnızca yüzde 5’i öğretmene aitken hükümetin sorumluluğu yüzde 77. Birleşik Krallık’ta ise öğretmenlerin sorumluluğu yüzde 71, hükümetin yüzde 5.

İngiltere, Estonya, Finlandiya gibi ülkelerde öğretmenler öğretim programını biçimlendirmede oldukça fazla söz sahibi durumdalar ve sınıf içinde daha çok inisiyatif alabiliyorlar. İnisiyatif alabilen öğretmense, öğretim yöntemini öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılayacak biçimde uyarlama şansına sahip oluyor. Ülkemizde de inisiyatif alarak sınıf içindeki öğretim yöntemlerini çeşitlendiren öğretmenler önemli projeler üretiyor olsalar da, eğitim sisteminde öğretmene verilen sorumlulukların artması önemli.

Sorumluluk verilmeyen bir öğretmeni eğitimin niteliğinden sorumlu tutmaksa ne kadar mümkün, bu da ayrı bir tartışma konusu. Dolayısıyla öğretmenlerin güçlenmesi için atılması gereken adımlardan biri öğretmenin daha çok sorumluluk almasını ve hesap verebilir bir paydaşa dönüşmesini desteklemek.

POLİTİKALARIN BAŞARISI İÇİN ÖĞRETMENLER SÜRECE KATILMALI

Eğitim politikaları sık sık çeşitli ihtiyaçlar göz önüne alınarak değiştiriliyor. Politikaların uygulama kısmında ise kilit öneme sahip kişiler öğretmenler. Bu nedenle politikaların başarısı için öğretmenlerin sürece aktif olarak katılması önemli. 2017 yılı içerisinde güncellenen öğretim programlarının son hali temmuz ayında açıklandı. Öğretmenlerin programlar üzerinde söz sahibi olabilmesi ve eylül ayında yeni programı uygulamak için yeterli bir hazırlık süresine sahip olması çocuklar açısından önemliydi.

SÖZ SAHİBİ OLMAK MOTİVASYON İÇİN ÖNEMLİ

Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sisteminin aniden kaldırılması, yerine gelecek sistemin hâlâ belirsiz olması öğrenciler kadar öğretmenler için de zor bir durum. Eğitim politikalarında söz sahibi olmak ve politika değişimlerinden olumsuz yönde etkilenmemek öğretmenin mesleki motivasyonunun yüksek kalması için önemli. TEOG’un yeni sistemin hazırlıkları yapılmadan kaldırıldığı belirsizlik ortamında öğretmenler eğitim sistemine ne kadar güven duyabilir, motivasyonlarını ne kadar yüksek tutabilirler? Öğretmenlerin sesini duymak ve onların politika süreçlerine dahil olmalarını sağlamak söz konusu olduğunda, Haziran 2017’de açıklanan Öğretmen Strateji Belgesi 2017-2023’ü de unutmamak gerekiyor. Bu belgenin taslağı 2011 yılında hazırlandığında çok sayıda katılımcı çalıştay düzenlenmişti. Ancak 2017’ye kadar belge son halini bulup yayımlanmadı ve son haline gelmeden önce de kamuoyunda ve öğretmenler tarafından yeterince incelenip tartışılamadı. Belgenin uzun soluklu eylemler içerdiği düşünülürse, belgede yer alan eylemlerin öğretmenleri daha çok dahil eden çalıştaylarda tartışılması için hâla geç değil.

İLETİŞİMLERİ YETERLİ SEVİYEDE DEĞİL

Öğretmenlere uygulanan temsili bir araştırma olan TALIS 2008 (Uluslararası Öğretme ve Öğrenme Anketi) sonuçlarına göre, Türkiye’deki öğretmenlerin mesleki gelişim konusunda en fazla yararlandıkları şeylerden biri meslektaşlarıyla birlikte öğrenmeyi geliştiren gayri resmi paylaşımlar. Aynı araştırmada, Türkiye’de öğretmenler arasındaki iletişimin yeterince güçlü olmadığı da ortaya çıkıyor. Bu nedenle, öğretmenleri mesleki ve kişisel gelişim ile dayanışma için bir araya getiren ağların değeri çok büyük. Eğitim Reformu Girişimi’nin 2004’ten bu yana düzenlediği ve her yıl 1.000 kadar eğitimciyi bir araya getiren Eğitimde İyi Örnekler Konferansı, mesleki gelişim ağlarından biri olarak sayılabilir. Hindistan ve Uganda’da bugüne kadar 25 bin öğretmene ulaşan STIR eğitim modeli, küresel bir ağ olan Teach for All, benzer amaçlarla faaliyet gösteren bağımsız kuruluşlar olarak karşımıza çıkıyor. Bu gibi ağlar motivasyonu yüksek, yaratıcı ve yenilikçi öğretmenlerin başka meslektaşlarına ilham vermesine olanak sağlayarak nitelikli eğitimin artmasına önemli katkılar yapıyor.

ÖĞRETMENİ MERKEZE ALAN BAKIŞ AÇISI ŞART

Türkiye’nin daha da güçlenmiş bir öğretmen kadrosuna ihtiyacı var. Bunun yolu öğretmeni bir profesyonel olarak merkeze alan, ona gerekli destekleri sunan, sorumluluk veren bir bakış açısından geçiyor. Aynı zamanda öğretmeni karşılaştığı sorunlar karşısında yalnız bırakmayan, ona sorunun değil çözümün bir parçası olması için ilham veren mesleki ağların bulunması önemli. Gerekli koşullar sağlandığında kendisini “iyi” hisseden “güçlü” öğretmenlerin her geçen gün artmasını ümit edebiliriz.

Hürriyet

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    KİM KİMDİR? Tümü
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV