banner37
14 Aralık 2017 Perşembe

EĞİTİMDE “NİTELİKLİ OKUL” DÖNEMİ

13 Kasım 2017, 19:11
EĞİTİMDE “NİTELİKLİ OKUL” DÖNEMİ
Doç. Dr. Mehmet OKUTAN

TEOG yerine getirilen düzenleme beraberinde birçok soruyu barındırıyor? Bu sorulara geçmeden önce, “nitelikli okul” kavramını değerlendirmek gerekir. Bir sistemde “nitelikli okul” varsa, geri kalan okullar da “niteliksiz okul” değerindedir. Bir sistemde okulları “iyi” “kötü” gibi sınıflara ayırmak öncelikle “kul hakkına” aykırıdır. Sınıfında “tembeller” ve “çalışkanlar” grupları olan bir öğretmen de kul hakkına tecavüz ediyor demektir. Niteliksiz okulların öğrencileri, velileri, öğretmenleri ve yöneticileri de niteliksiz demektir. “Siz niteliksiz çocuklarsınız” diye yaftalanan çocukların başarılı olmasını nasıl bekleyebiliriz? Yoksa bu çocukları şimdiden yok mu sayıyoruz? Çocukların %10’u nitelikli(!) okullara gidecek, geri kalan %90’ı hiçbir yere gitmezse de olur(!) Şimdi bunu nasıl açıklayacağız? Eğitim sistemi sadece %10’a göre mi düzenlenecek? Burada şu soru sorulmaz mı? Okulların %90’ını niteliksiz yapan devlet değil mi? Çünkü okulların niteliği öğretmen kalitesi ile şekillendiği gibi okulların diğer fiziksel ve çevresel şartlarını da devlet biçimlendirir. O zaman okulları niteliksiz yaparak, çocuklar arasında eşitsizliği biz, devlet eliyle sağlamış olmuyor muyuz? Okulları sınıflara ayırmak, insanları sınıflara ayırmak demektir ki, bunun hiçbir pedagojik açıklaması olamaz.

Gelelim başta sözü edilen birkaç soruya:

*Mahallemde güzel sanatlar lisesi yok ve benim de resim yeteneğim var. O zaman ne olacak?

*En iyi okul evine en yakın okuldur sözü doğru değil. Sen mahalledeki okula zaten “niteliksiz” damgasını vurdun. O zaman mahalledeki okul, nasıl en iyi okul olabilir?

*İkametgah adreslerini nitelikli okulların yanına alacak olan velilere nasıl engel olunacak? Aksi takdirde ekonomik durumu uygun olanlar mahallesini değişecek, durumu iyi olmayanlar olduğu yerde okumaya mahkum olacak. Bu şimdi adalet mi?

*Burada sorulması gereken en kritik soru galiba şu: Sayın Bakan, Ankara’nın “niteliksiz” okullardan birinde, torununu okutmaya razı olur mu? Bu soru bütün yetkili ve etkili kişiler için geçerlidir.

TEOG’ ta bütün 8. Sınıflar sınava giriyordu, bu uygulamada girmeyecek deniyor. Aslında girmeyecek diyerek onlar adına kararı biz veriyoruz. Sınava giren öğrenci, sınava girmeyen öğrenciden daha değerli olduğuna göre, kim değersiz olmak ister?

TEOG bazı aksaklıkları olmasına rağmen oturmuş bir sistemdi. O aksaklıkları düzeltilerek TEOG’ a devam edilse daha iyi olurdu. Tabii ki bu hususların tartışılacağı bir Milli Eğitim Şurası toplansaydı çok daha isabetli sonuçlar elde edilebilirdi.

Bu haliyle uygulamaya konulacak olan bu sistemin çok kısa ömürlü olacağını şimdiden söyleyebilirim.

Doç. Dr. Mehmet OKUTAN

 

 

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    KİM KİMDİR? Tümü
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV