banner37
26 Eylül 2017 Salı

ELEŞTİRİ ÜZERİNE

02 Haziran 2017, 18:44
ELEŞTİRİ ÜZERİNE
Prof.Dr. Abdurrahman TANRIÖĞEN

Nisan-Mayıs ayları içerisinde çok üniversitelerimiz ve turistik otellerimiz önemli eğitim kongrelerine ev sahipliği yaptı. Geleneksel olarak her yıl yapılan kongrelerin yanı sıra, özellikle akademik teşvik uygulamasının hayata geçirilmesiyle birlikte bilimsel toplantıların sayısında -özellikle de ülkemizde yapılmasına karşın “uluslararası” nitelikte olanların- önemli bir artış gözlenmektedir.

Alanında iyi yetişmiş öğretim üyelerinin kongrelere ve özellikle bildirilerin sunulduğu oturumlara katılmaları, bildirilere katkılarda bulunmaları genç bilim insanlarının yetişmesinde son derece önemlidir. Ancak, tecrübeli ve iyi yetişmiş öğretim üyelerinin katkılarının yıkıcı eleştirilere dönüşmesi durumunda, genç katılımcıların morallerinin “yer ile bir” olması durumu söz konusu olabilir ki, bu da gençlerin akademik gelişimlerini olumsuz olarak etkileyebilecek bir etkendir.

Katıldığım oturumlarda bazı meslektaşlarımın tanıklık etmek durumunda kaldığım bazı tavır ve davranışları üzerine bu yazıyı kaleme almak ve aşağıdaki hususları paylaşmak gereğini hissetmiş bulunuyorum.

Öncelikle eleştirinin yapılmamasından yana değilim. Eserlerini severek okuduğum Ali Şeriati’nin çok beğendiğim bir sözünü burada hatırlatmak isterim: “Eleştirinin olmadığı yerde, putçuluk başlar”. Çağdaş bir toplum ve akademik çevrenin oluşmasında son derece yararlı gördüğüm eleştiri, aydınlanmanın önemli araçlarından biri ve gelişmenin altın anahtarıdır.

Eleştirinin özünde, önemsemek bulunur. Bir kimsenin yaptığı bir işi, yazdığı bir yazıyı eleştirmek, ona değer verdiğimizin bir göstergesidir. Önemsemediğimiz kimselerin yaptıklarına, -eğer insanlara ve topluma yanlış mesajlarla yıkıcı etkilerde bulunmuyorsa- çoğu zaman kayıtsız kalırız. Gelişmesi önemsenen kimselerin çalışmalarına ve davranışlarına yapılan yapıcı eleştiriler, işinin ehli bir kimseden geliyorsa, bulunmaz bir nimettir.

Ancak eleştiriler bazı ilkelere uyularak yapıldığında beklenen yararı sağlayabilir, aksi takdirde gelişmenin değil, moral çöküntüsünün ve olası bir çatışmanın mimarı olabilir.

Her şeyden önce, eleştiri nesnel olmalıdır. Yani, eleştiren kişinin kendi duygu, düşünce ve önyargılarından bağımsız olarak ve herhangi bir başka etki altında kalmaksızın eleştirilerini yapması gerekir. Bir önceki kongrede kendisini eleştiren ya da politik olarak ayrı saflarda bulunduğu bir kişinin sunumunu sadece eleştirmek amacıyla izlemek ve intikam amaçlı olarak sunum boyunca açık aramaya çalışmak etik dışı bir davranıştır.

Eleştirinin amacı, karşımızdaki kişiyi komik duruma düşürmek ve ona zarar vermek değildir. Amaç, ilgili kişiye yardımcı olmak, geliştirmek ve daha fazla çalışma yapması doğrultusunda motivasyonunu artırmak ve içinde bulunulan sisteme olumlu katkı yapmaktır. Ne yazık ki, bu ilke günümüzde pek çok platformda göz ardı edilmekte ve eleştiriler birer saldırı silahına dönüşmektedir.

Eleştiri, kişiliğe değil, doğrudan kişinin yaptığı çalışmaya, araştırmaya ya da düşüncelerine yönelik olmalıdır. Herhangi bir düşüncesini beğenmediğimiz bir kimseye “sen ne ahlaksız, ne tehlikeli bir kişisin” biçiminde hitap edilmesi, bir eleştiri değil, söz konusu kişinin kişiliğine yapılan bir saldırıdır. Çok sevdiğimiz, politik olarak aynı safta bulunduğumuz kimselerin niteliksiz eserlerine ve davranışlarına kayıtsız kalmak da aynı oranda yanlıştır. Bireysel olarak hiç sevmediğimiz, politik fikirlerini benimsemediğimiz bir kimsenin iyi bir çalışmasını takdir etmek çağdaşlığın bir göstergesidir.

Eleştiri yapılırken somut verilerden yola çıkılmalı, karşı geldiğiniz ya da yanlış bulduğunuz noktaları, gerekçeleriyle ortaya koyup, çözüm yollarını ve seçenekleri göstermeniz gerekir. Hiçbir gerekçesi ve somut kanıtları olmayan eleştirilerin hiçbir önemi ve katkısı olamaz. Eleştirinin boyutlarından birisi “rehberlik”tir. Bu nedenle, uygun görülmeyen ve doğru bulunmayan bir noktanın alternatifi mutlaka gösterilmelidir.

Sadece olumsuz eleştirilerin yapılması, olumlu yanların göz ardı edilmesi eleştirilen kimseye yapılacak büyük bir haksızlıktır. Buradaki yaygın eğilim “bir olumsuz dönüte karşılık, iki olumlu dönüt” vermektir. Sandviç kuralı da denilen bu durum, eleştiriye muhatap olan kişinin moralinin çökmesini engeller.

Akademik ya da toplumsal düzeyde sağlıklı bir eleştiri kültürünün oluşturulması artık zorunlu bir gereksinim haline gelmiştir. Televizyon kanallarında izlediğimiz tartışma programlarının çoğunda sağlıklı tartışmaların ve eleştirilerin yapılmadığını üzülerek görmekteyiz. Fikirler yerine katılımcıların kişiliklerinin tartışıldığı programların arzu edilen sağlıklı eleştiri kültürünü oluşturma şansı olamaz.

Bilimsel toplantılarda ileri sürülen fikirlerin, akademik dergilerde yayınlanan makalelerin, basılan kitapların tartışılacağı ve yukarıda belirlemeye çalıştığım ilkeler doğrultusunda eleştirileceği geliştirici platformların oluşturulmasının zamanı çoktan gelmiştir. Ancak böyle bir eleştiri platformunun etkili olabilmesinin koşullarından birisi, eleştirilenlerin açık fikirli olmaları ve eleştirileri kabul etmeleridir. Kendilerine yapılan eleştirileri, kişiliklerine yapılan bir saldırı olarak algılayan kimselerin çok sayıda olması, kargaşa ve çatışmanın kaynağı olacaktır. Öte yandan, eleştirenlerin kendilerini güvende hissetmedikleri ortamlarda eleştiri yapmalarını beklemek de hayalcilik olacaktır.

Bir kez daha vurgulamakta yarar görüyorum. Sağlıklı bir eleştiri gelişmenin ve aydınlanmanın aracılarından biridir ve Ali Şeriati’nin de söylediği gibi, “eleştirinin bulunmadığı yerde putçuluk başlar.

 

Prof.Dr. Abdurrahman Tanrıöğen

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner49
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    banner31
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV