banner37
26 Eylül 2017 Salı

MEVSİMLİK YAŞAMLARIN GÖRÜNMEZLİĞİ 2

24 Mayıs 2017, 17:12
MEVSİMLİK YAŞAMLARIN GÖRÜNMEZLİĞİ 2
Prof. Dr. Sadık KARTAL

Show ve hijyen çağında yaşadığımızı TV’yi izlerken, sosyal medyada turlarken hep düşünürüm. Beni bu yazıya sevk eden de yine televizyondaki görünen yaşamlardı. Pembeli kadın yaz mevsiminin geldiğinden mütevellit deniz, doğa, havuz, plaj, eğlence, animasyon ve neşeli insanları anlatıyordu program aralarında. İçim ısındı, özendim, hülyalara daldım. Nerelermiş bu mekânlar diye uzaklarda gezinen makinemde gezinirken yine kendi dünyama eğitime daldım. Başbakanlık genelge yayımlamış görünmez yaşamların yaşamlarını kolaylaştırmak için.

Benim de ikincisi oldu bu yazdığım. On yıl öncesine ait ilki. Bir kamyon kasasında mevsimlik işe giderken ve bir kazada ölümle sonlanırken yaşamları, görünür olurlar. Ama görünürlükleri saman alevi gibi geçicidir. Kamyon kasası soluk yüzlerin, tarlaya bağlanmış umutların, dinmeyen özlemlerin, yoksulluğun ve yoksunluğun adıdır. Kasada taşınan çökük gözler, kaderlerini hiç kimseyle paylaşmazlar. Çünkü yoksulluğun edebiyatını yapmayacak kadar da onurludur yürekleri. Yabancısı olmadığım bu manzaraları bir tarafa koyup Başbakanlığın 2017/6 nolu genelgesine gelelim.

Genelge mevsimlik tarım işçilerinin yaşam koşullarını rahatlatmak için İçişleri, Diyanet, Aile ve Sosyal Politikalar, kolluk kuvvetleri gibi birçok kurum ve kuruluşa sorumluluk yüklüyor. Geçici yerleşim alanlarında eğitim ve sosyal faaliyetler için oluşturulan binanın, çocuklar için eğitim merkezi olarak kullanılması da Milli eğitim müdürlüklerinden isteniyor. Zorunlu eğitim çağındaki çocukların eğitimlerinin sağlanması konusunda gerekli tedbirlerin alınacağı, bunun için şartlı nakit transferi, sosyal dayanışma ve yardımlaşma vakfının okul kıyafet ve malzemelerini sağlayacağı, özel eğitime muhtaç çocukların da rehberlik araştırma merkezince gerekli imkânın sağlanması gerektiği hükme bağlanıyor. Öğrencilerin nakil ve kayıt işlemlerinin kolaylaştırılması için de online olarak işlemlerin yapılacağı açıkça ifade ediliyor.

Milli Eğitim Bakanlığının 2016/5’nolu genelgesinde de mevsimlik tarım işçilerinin çocuklarının eğitimi için bazı hükümler getiriliyor. Buna göre bu çocukların eğitime erişim ve okullaşmalarını sağlamak için göç alan ve göç veren il/ilçelerdeki milli eğitim müdürlüklerinin bir takip ekibi oluşturmaları gerektiği hükme bağlanıyor. Zorunlu eğitim çağındaki çocukların yatılı okullara yerleştirilmesi gerektiği, yatılı okul imkânı olmayan yörelerde ise taşımalı eğitimin yapılması gerektiği belirtiliyor. Mevsimlik tarım işçilerinin yoğun olduğu alanlarda öğretmen görevlendirilmesi ve yakın bir okula öğrencilerin yönlendirilmesi, hatta prefabrik ve mobil uygulama sağlanması isteniyor. Ayrıca bu çocukların ailelerine yönelik halk eğitim merkezlerinde yaşam boyu eğitim felsefesinde hareketle eğitim, eğitimin önemi, eğitime erişim, eğitim hakkı, okuma yazma, meslek kursları vb. eğitsel olanakların sağlanması genelgede ifadesini bulan bir başka konu.

Zorunlu göç sonucu yaşanılan mağduriyetlerin giderilmesi konusunda iç açıcı hükümler. Ancak önemli olan bunların hayata geçirilmesi. Yerel birimlerin işlerini yapması.

Ülkenin geleceğini eğitimde görenler varyans, t testi, istatistik gibi tartışmalı konularla uğraşıp elde ettikleri verileri gelişim, değişim, reform, ilerleme vs. gibi baba laflarla süslemeye devam etsinler. Ancak görünmez yaşamları görünür kılmak için araştırma yapmak isteyenlere malzeme bol. Türk-İş verilerine göre her yıl 1 milyondan fazla kişi iş için göç halinde ve bunların çoğunluğu mevsimlik tarım işçisi. Bu işçilerin çocukları zorunlu okul çağında ve kitaptaki diliyle okullaşma yaşındalar. Hemen hemen her bölge/ilde de varlar. Hani non-paramatik sıkıntısı da olmaz.

Türkiye’de okuma yazma oranı yüzde yüze yakın. Eğitim dikey hareketlilik sağlar diye sosyolojiye çok inanmıştım. Yine orada yazardı eğitim toplumsal refahı, eşitliği, mutluluğu, insanca yaşamayı, demokrasiyi getirir diye. Sonradan öğrendim Apple’dan, İllich’ten, yaşadıklarımdan, gözlemlediklerimden eğitimin eşitsizliği de getirdiğini.

Show ve hijyen çağında toplumu görünenler ve görünmeyenler diye ikiye ayırabilir miyiz? Bununla ilgili rakamları çok, görünümü güzel, getirisi yüksek olan bir araştırma yapmak lazım!


Prof. Dr. Sadık Kartal

Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi

sadikkartal02@mynet.com

 

 

 

 

 

 

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner49
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    banner31
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV