banner60
22 Şubat 2018 Perşembe

EĞİTİMCİLER MESLEK ODASI GELİYOR...

VERİYE SAHİP OLMAK=DÜNYAYA SAHİP OLMAK

13 Şubat 2018, 19:05
VERİYE SAHİP OLMAK=DÜNYAYA SAHİP OLMAK
Prof.Dr. Abdurrahman TANRIÖĞEN

İsviçre’nin Davos kentinde her yıl yapılan Dünya Ekonomik Forumu’nun bu yılki davetli konuşmacısı ilk kez bir tarih profesörü oldu. Bu tarihçi, son yıllarda çevremde kitap okuma alışkanlığı bulunan kişilerin çoğunun okuduğu “Sapiens” ve “Homo-Deus” isimli iki popüler kitabın yazarı olan profesör Yuval Noah Harari idi. Harari’nin etkili konuşması 25 Ocak’ta Youtube’da yayınlandı (http://www.youtube.com/watch?v=hL9uk4hKyg4).

Bu yazının amacı, Harari’nin konuşmasını özetledikten sonra, alınabilecek derslerin neler olabileceği hakkında kendi düşüncelerimi aktarmaktır.

Harari neler söylüyor?

Toprak sahibi olmanın insanları feodaller ve köylüler olarak, üretim araçlarına sahip olmanın kapitalistler ve proletarya olarak ayırdığını vurgulayan Harari, 21. Yüzyılın en önemli metası durumunda olan “veri”ye sahip olmanın ise insanları sınıflara ayırmak yerine yeni insan türlerini ortaya çıkartacağını ileri sürmektedir. Teknolojinin ve biyoloji biliminin ortaklaşa yapacağı çalışmalar ile insan vücudunun ve beyninin arzu edildiği biçimde tasarlanması olanaklı olacağını ileri süren Harari, gelecekte ekonominin odağında silah, tekstil ürünleri ya da ulaşım araçları gibi metalar değil, tasarlanmış insan bedenleri, beyinler ve zihinler olacağını ifade etmektedir.

Ünlü yazar büyük verinin analiz edilmesiyle birey hakkında bireyin kendisinin bile bilmediği her şeyin gözler önüne sereceğini söylerken, bu verinin kötü niyetli kişilerin ve yönetimlerin elinde toplanmasının kişisel ve politik bir çok sorunun ortaya çıkmasına neden olabileceğine dikkatleri çekmektedir.

Harari’nin insanlığın geleceğine ilişkin çizdiği resim aynı zamanda korkutucu ayrıntıları da içermektedir. Verinin çok az insanın elinde olmasının demokrasi ile uzlaşmaması durumunda, insanlığın “dijital diktatörlüğün” baskısı altına girebileceğini ve toplumların tüm yaşamının veriyi yönetenlerin kontrolüne geçeceğini vurgulayan Harari, İsrail’in Westbank’ta (Batı Şeria) insanları (tabii ki Filistin’lileri) denetlemek amacıyla bir sistem oluşturarak onların her adımını kontrol etmeye çalıştığını belirtmiştir. Benzer çalışmaları Çin, Kuzey Kore ve ABD gibi ülkelerin de yapmakta olduğu vurgulamış ve gelecekte insanların akıllı bileklikler taşımaya mahkum edilebileceğini ve sokakta liderlerin posterlerini gören insanların neler hissettiklerinin anında merkeze bildirebilecek mekanizmaların oluşabileceğini ifade etmiştir.

Harari’ye göre sağlık alanında da büyük çıkmazlarımız ufukta görülmektedir. Daha iyi sağlık hizmeti alabilmek için sağlık kurumlarına beynimizde olup bitenlere erişim hakkı vermemiz gerekecek. Bu da mahremiyetimizden vazgeçmemiz sonucunu doğuracaktır. Daha iyi koşullarda bir sağlık sigortası edinmek istiyorsanız, hakkınızdaki tüm verileri başkalarının eline terk etmek durumunda kalabileceğiz.

Dünya tarihi, dünya toplumlarının kaderini ve yaşamını belirleyen önemli dönemler ve devrimlerle doludur. İlkel komünal toplumlardan tarım toplumuna, tarım toplumundan endüstri toplumuna, endüstri toplumundan bilgi toplumuna geçiş, dünyanın çehresini ve gidişatını derinden etkileyen önemli dönüşümlerdir. Her toplumsal dönüşüm, kendisine özgü sistemlerin ve toplumların da değişmesine neden olmuştur.

Sözgelimi, buhar makinesinin icadı ve endüstride kullanılmasıyla tetiklenen Endüstri Devrimi ile büyük fabrikaların ortaya çıkmış, fabrikaların etrafında büyük kentler oluşmuş, kırsal kesimlerden kentlere göçlerin sayısı artmış, seri üretimin etkisiyle üretim ve buna bağlı olarak tüketim yükselmiş, yeniden üretim için girişilen hammadde arayışları, emperyalist girişimleri ve savaşları tetiklemiştir. Bunlara bağlı olarak, aristokratlara hizmet veren eğitim kurumları vizyonunu ve misyonunu değiştirerek, endüstrinin gereksinim duyduğu işgücünü yetiştirmeye yönelmiştir.

Aynı değişmeler, bilgisayar teknolojisinin bir sonucu olan bilgi çağında da yaşanmış ve tüm diğer toplumsal sistemler gibi, eğitim sistemi de bundan etkilenerek yeni toplumun gerekli kıldığı becerileri geliştirme doğrultusunda yapı ve işleyişini değiştirmiştir.

Kısacası dünya sahnesinde gerçekleşen her önemli değişim ve dönüşüm, tüm toplumların yaşamını yeniden düzenlemelerini zorunlu kılmaktadır. Başka bir deyişle, endüstri devrimlerinin ardından kaçınılmaz olarak, yeniliklerin şekillendirdiği toplumların bireylerinden beklediği yeterlilikler değişmekte ve eğitim sistemleri bu yeterlilikleri geliştirme amacıyla yeniden yapı ve işleyişini düzenleme durumunda kalmaktadır.

Harari’nin yukarıda özetlenen görüşleri, önümüzdeki birkaç on yılda, dünya toplumlarının daha önce hiç görülmemiş bir biçimde farklılaşacağının sinyallerini vermektedir. Bu değişemeden ülke olarak bizim etkilenmememiz olanaklı değildir. Bu noktada bizim kendimize sormamız gereken soru: “değişmesi kaçınılmaz olan toplumsal yapıya nasıl uyum sağlayacağımız ve geleceğimizi nasıl kurtarabileceğimiz?” olmalıdır. Başka bir deyişle, değişen dünyada ayakta mı kalacağız, yoksa değişmenin lokomotifi olan ülkelerin pasif bir uydusu mu olacağız?

Dördüncü Endüstri Devriminin pek çok özelliğini bir tarafa bırakıp sadece büyük veri (big data) özelliğini ele aldığımızda, verilerin şimdiden düşünemeyeceğimiz oranda artacak olmasının olası sonuçları yukarıda tartışılmıştır. Geçmiş toplumsal dönüşümlerde de bazı meslekler önemini yitirmiş hatta ortadan kalkmıştır ancak değişen toplumlarla birlikte yeni beceriler gerektiren işler ve meslekler de ortaya çıkmıştır. Sözgelimi uçağın yolcu transferinde kullanılmaya başlaması ve traktörün tarım sektöründe yaygınlaşması, pek çok kişinin işini kaybetmesine neden olurken, kaybedilen mesleklerden çok daha fazlasının ekonomiye kazandırılması söz konusu olmuştur. Yeni dönemde de aynı dinamik devam edecek, bazı meslekler önemini yitirirken, yeni becerilerin geçerli olduğu meslekler ortaya çıkmaya devam edecektir.

Bu açıdan bakıldığında, eğitim sistemlerinin önümüzdeki yıllarda dünyanın ve toplumların görünümünü kestirerek, hangi becerilerin önem kazanacağını ve hangi mesleklerin ortaya çıkacağını kestirip, yetiştirecekleri yeni kuşaklara gelecekte gerekli olabilecek becerileri kazandırmaya odaklanmak zorundadır.

Harari’nin saptadığı gibi, önümüzdeki yıllarda veriler çok önemli ve en kârlı meta durumunda olacak gibi görünmektedir. Veri, bir problemin çözümü doğrultusunda oluşturduğumuz hipotezleri test etmek amacıyla çeşitli ölçümler, gözlemler, ölçekler, literatür taramaları ve deneyler aracılığıyla elde ettiğimiz bilgi olarak tanımlanabilir. İşimize yarayabilecek, doğru ve güvenilir veriler ancak, sağlıklı bilimsel düşüncenin ve süreçlerin bir ürünüdür. Yüzyıllardan beri bilimsel düşüncenin ve süreçlerin önemini vurgulayan bilim insanlarının ne kadar haklı olduğu bir kez daha kanıtlanmış bulunmaktadır. Gelecekte karşımıza çıkacak olan toplumlarda özgür bireyler olarak yaşamak isteyen toplumların, bilime ve bilimsel düşünceye daha fazla önem vermeleri gereken bir zaman diliminde bulunmaktayız. Bilimsel yöntemlerle veri elde eden, bu verileri öncelikle insanların sağlığı ve mutluluğu için kullanabilme becerisine sahip olan öğrenciler ve bilim insanları yetiştirmedikçe, veriyi ellerine geçiren ayrıcalıklı sınıfların insan sağlığı ve mutluluğu üzerinde oynadıkları oyunlar karşısında yapacak hiçbir şeyi olmayan “işe yaramazlar” ordusunun birer neferi olmaktan başka çaremiz kalmayacaktır. Unutmamalıyız ki, gelecekte yaşamını özgürce sürdürmek arzusunda olan ülkelerin sarılacağı tek silah, bilim ve bilimsel düşünce olacaktır.

Prof.Dr. Abdurrahman TANRIÖĞEN

YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 1 yorum mevcut

    • G.Önal 1 hafta önce yorumlandı

      Çok güzel bir değerlendirme.Verilerin önemi ile bu konuda yetişecek kaliteli bilim insanın yapacağı bilimsel çalışmaları ne kadar değerli olacağı uyarısı önemli ve dikkat çekicidir.

    banner54
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV